Faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Faşizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Savaş Başlıyor


İtalya’ya yaklaşmakta olan savaş halkı resmen bölmüştü. İtalyanların çoğu tarihsel olaylardan ötürü Avusturya-Macaristan İmp.den haz etmiyor, İtilaf devletlerine ise sempati duyuyorlardı. Halkın savaşa girmek isteyen kısmı kimin yanında savaşa gireceğini tartışadursun, Ulusalcılar ve Sosyalistler tarafsız kalınmasını istiyordu. Savaşa girmek isteyen gençlere ‘İnterventistalar’ adı verilmişti. Bu kişiler İtilaf devletlerinin tarafını tutup hükümete de ihtilal sloganları atmaktan geri durmuyorlardı. Çok fazla değillerdi ama fazlaca etkin bir konuma sahiptiler. Bu iki fikrin takipçileri azımsanacak sayıda da değildi. Mussolini Savaş istiyordu fakat bu fikri diğer sosyalistler ile çelişiyordu. Bu çekişmeler üzerine Avanti gazetesindeki editörlüğüne son verdi, sosyalist partiden ise atıldı. Bu olaylar üzerinden çok geçmeden ileride ünleneceği ‘Popolo d’İtalia’(Türkçe:İtalyan halkı) adında bir gazete çıkarmaya başladı. Bu gazete hakkında da hem sanayiciler hem de İtilaf devletleri tarafından finanse edildiği de ilerideki muhaliflerinin dilinden düşmeyecekti, belki de bunu düşünmelerinin sebebi Mussolini’nin şiddetli ve ağır yazılar ise ‘Savaş’ istemesiydi. Gazete İtalya’daki savaş isteyen ve ‘ilerici’ olan Futurist akım tarafından destekleniyordu bu insanların arasında birçok patron ve zengin vardı. Bu olaylardan sonra Mussolini daha lüks bir hayat yaşamaya başlamıştı




Mussolini Cephede


Mussolini savaş çıktiktan sonra insanları büyük toplumsal hareketler çıkarmak için cesaretlendiriyordu, çoğu kaynağa göre o dönemde bir sosyalist olduğunu iddia etse de, daha sonra bir ulusalcı olduğunu iddia edecekti.
Bütün bu savaş yanlısı sözlerine rağmen cepheye ancak 1916 yılında gitmiş olacaktı. Siperlerde 1 ay boyunca şiddetli çarpışmalar yaşadı ve yaralandı. Hastanede 7 ay kaldı. Savaş sırasında hayal kırıklığına uğramıştı hayal ettiği, büyük bir ülkü peşinde koşan kahramanları bu şiddetli savaşta bulamamıştı, kendisine göre bunun sebebi, yetenekten yoksun olan İtalyan hükümetiydi.



Cephede ise ne yaşadığı hakkında birçok farklı söylentiler vardı, Mussolini cesurca siperlerde dövüştüğünü söylerken düşmanları ise kayda değer hiçbir başarıda bulunmadığını iddia edecekti. Mussolini’nin ayrıca kendisine gelen bir el bombasından sonra yaralandığını ve yüzlerce kişi tarafından taşındığı ise daha sonra önemli bir propaganda malzemesi haline gelecekti.


‘Savaş ve savaş arasında ayrım yapmalıyız, suç işlemek ve işlemek, kan dökmekle kan dökmek arasında yaptığımız gibi. Bizler, bir daha yerinden kalkmayacak mumyalar değiliz. Bizler insanız, yaşamasını bilen insanlarız ve az da olsa tarihin yaratıcılığına katkıda bulunmak istiyoruz.’
-Benito Mussolini
(Bu sözleri hem Futurist akım ile örtüşüyor hem de savaşa bakış açısını özetliyordu.)
Hazırlayan :
Politik Değildir - Non Political

Mussolini’nin Çocukluğu ve Gençliği Benito Mussolini 1888 yılında Predappio’da dünyaya geldi. Babası bir demirci annesi ise ilkokul öğretmeniydi. Babası köyünün anarşisti olarak bilinen ateşli bir devrimciydi hatta o kadardı ki Babası Alessondro’nun çocuğuna koyduğu adın kaynağı oğlunun ileride yok etmek istediği, ezdiği Sosyalistlerin Meksika’daki önderi olan Benito Juarez’den geliyordu. Ailesinin kökeni hakkında bazı söylentiler bulunmaktadır. İktidara gelince kendisinin ailesinin aslında hep asil doğumlu oldukları ona yaranmak amacı ile anlatılmaya başlandı, o ise bu konu hakkında şunları diyecekti: "Eski kağıtları karıştırmayı sevenler benim atalarımın asil doğumlu olduklarını söyleyerek beni mutlu edeceklerini sanıyorlar.Bu yüzden onlardan bunu araştırmalarını bırakmalarını istedim.Bütün atalarım, daha öncekiler de dahil, toprağı sürdüler ve bu konudaki tüm kuşkuları dağıtmak için eski çiftliğimin duvarına bir levha astırdım onda da birçok Mussolini kuşağının kendi elleri ile toprak sürdüğü yazıyordu."


Babası ateşli bir sosyalist olduğu için din adamlarından nefret ederdi, fakat annesinin ısrarı üzerine din okullarına gitti. Daha sonra babası gibi şiddetli bir sosyalist oldu. Bir savaş karşıtıydı, askerliğini yapmamak için İsviçre’ye kaçtı. Polis ile başı sık sık derde girdiği için gençliğinin önemli bir bölümünü hapishanede geçirdi. Bir iddiaya göre bu onda küçük ve sıkışık alanlardan kaçma eğilimini yarattı, bu yüzden daha sonra çalışma odalarını hep geniş tercih edecekti.
Mussolini'nin Predappio'da doğduğu ev
Mussolini’nin gazeteceliğe adım atması : Lozan Üniversitesinde eğitim aldıktan sonra askerlik yapmamak için kaçtı. 1904’ten sonra İtalya’ya geri dönen Mussolini tam on sene boyunca savaş karşıtı bir ‘kızıl’ oldu. Fikirlerini yaymak amacıyla ‘La Lotti di Classi’ adında bir gazete kurdu. Daha Sonra ise Avanti gazetesinin editörü olacaktı. Savaş karşıtlığı sebebi ile Trablusgrap savaşına karşı çıktı çünkü ona göre ilk önce reformlar yapılmalıydı. Mussolini Avusturya’da geçirdiği yıllardan dolayı ulusalcılığa yakınlaştı. Kendisi 1914’te Romagna bölgesinde bir devrim hareketinin öncülüğünü yapacaktı.

Hazırlayan :
Politik Değildir - Non Political

Faşizm her sağlam politika anlayışı gibi bir aksiyon ve fikir topluluğudur. Öyle bir aksiyon ki, tarihi güçlerin sisteminden ortaya çıkan belli bir doktrini içermektedir. Bundan dolayı yer ve zaman imkanlarının karşılıklı ilişkilerine dayanan bir biçimi bulunmaktadır. Aynı zamanda da düşünce tarihinde "gerçek" formülüne ulaşan yüksek bir ülküyü içinde saklamaktadır. Dünya üzerinde, kendi varlığı ve hayatı ile ilgili sürekli bir realitenin anlayışı olmaksızın, insan iradesi bir harekette bulunamaz.


Insanları tanıyabilmek için, insanı tanımak gerekmektedir. Insanı tanımak için de realiteyi ve onun yasalarını bilmek gerekir. Esas olarak hayatın anlayışına, ters bir devlet anlayışı olamaz. Bu felsefe; mantık çerçevesinde gelişen yahut bir görünüş, ya da inançta toplanan ve sürekli olarak dünyanın organik bir açıklaması olan düşünce sistemidir. Bu bakımdan Faşizm, genel hayat hayat görüşlerine bakılmaksızın bir siyasi parti hareketi ve eğitim sistemi olarak kavranamaz. Çünkü Dünya, Faşizm için şu gözle görünen madde dünyasından ibaret değildir. Insan; madde dünyası içinde, kendini yalnız kendi için yasamaya geçici bir zevk hayati sürmeye zorlayan tabiat yasasının yönetimindedir.

Faşist insan, millet ve vatanının bir parçasıdır. Bu öyle bir moral yasasıdır ki, tüm geçici zevklerden ibaret olan hayat görüşünü yok etmiş, fertleri, hatta nesilleri kutsal bir hayat görevi çerçevesinde toplayan bir geleneğe ve misyona inandırmıştır. Bu hayatta fert, kendi çıkarlarını feda etmekle, hatta ölümü hiçe saymakla, o manevi varlığı bir düzen altına alır. Onun insan olarak değeri bu manevi varlıkta bulunmaktadır."

(Amacımız yalnızca Mussolini'nin Faşizm hakkındaki görüşlerini, ve faşizmin ne olduğunu onun kurucusunun gözünden vermektir. Herhangi bir ideolojik, politik bir amacımız yoktur.)
Daha sonra Italya'nın 1922-1945 arasındaki yükselişi ve düşüşü hakkinda gönderiler gelecek, takipte kalın.

Hazırlayan :
-Politik Değildir -Non Political