ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ABD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Alman orduları 1939'da Polonya'yı Işgal etmesi üzerinde 2.Dünya savaşı başlamıştı. Savaştan önce Fransızlar Alman sınırını Maginot Hattı adı verilen düzenekler ile korumak için harekete geçmişti. Sınır boyunca duvar, barikat ve engeller yapılmıştı, fakat Belçika'ya kadar uzatılamamıştı. Belçika bunun tarafsızlığını bozacağını düşünüyordu. Ardenler adlı ormanda ise Fransızlar, Ormana güvenmişti. Fakat Almanlar aniden bir manevra yaparak hattın arkasından dolaşıp müttefiklerin üzerine yürüdüler ve kıskaca aldılar. Kıskaca alınan Müttefikler için tahliye yapıp Ingiltere'ye dönmekten başka şansı kalmamıştı. Kıskaca alınanlar uçak ateşi altındaydı. Bu kapan Müttefik ordularının imha edilmesiyle sonuçlanabilecekti. 26 Mayıs'ta başlatılan bu bekleme ve Yıpratma savaşı Ilginç bir şekilde 1 Haziran'da bitti. Işte tam bu olay Müttefik kuvvetlere 48 saat kazandıracak, Tahliyeleri yapacaklardı. 2 Haziran'da Tahliye Başladı, balıkçı tekneleri ile donanma gemileri ile tahliye edildiler. Ingilizler ellerinde ne varsa Tahliye için kullanacaklardı, aslında bu bir bakımdan deliceydi, Manş Denizi'ndeki gemiler Uçaklar tarafından imha edilebilirdi fakat, Churchill'in demir iradesi işe yaramıştı. 4 Haziran'da Tahliye bitmiş, Tahliyeden birkaç saat sonra Almanlar Dunkerque'e girmişti.


Tahliye Sırasında Donanmaya ait 302 gemi, hava kuvvetlerine ait 112 savaş uçağı, 109.241 asker 2502 ağır silah 84.856 askeri araç, 78.400 ton mühimmat kaybedilmişti. Almanlar ise 29.000 zayiat vermişti.

Peki, Almanlar neden imha edebilecekken beklemiştir ? Yorumlarda bunun cevabını arayacağım. Siz de fikirlerinizi yazabilirsiniz.
-Politik Değildir-

Bu soruya yanıt olarak bir Ingiliz Subay bize yardımcı olabilir. 4 Avcı Taburu komutanı Yüzbaşı Alan Burn, "The Fighting Captain" kitabında şunları yazmış:
"Her şeyin bittiğini sandığımız saatlerde 2 mucize gerçekleşmişti. Birincisi Almanların kente ilerlemeyi durduğu haberi geldi. Ardından da, denizde yüzlerce irili ufaklı tekne ortaya çıkmaya başladı. Alman keşif uçakları, gun içerisinde denizde gördükleri yüzlerce teknenin Dunkerque'e doğru ilerlemesini 'Müttefikler farklı bir yöntemle çıkarma yapacaklar' şeklinde yorumladıklarını düşünüyorum. O teknelerin içinde gizlenmiş müttefik güçlerin olduğu şüphesi, Almanları durmaya ve yeni bir Strateji uygulamaya itmiş olabilir. Gerçek şu ki, bu duraksama hangi nedenle olursa olsun yüzbinlerce askerin hayatını kurtarılmasını sağladı...'
Almanların tarafından bakacak olursak da Albay Egbert Baldwin Dunkerque'ye 20 km kala dur emri geldiğini söylemektedir. Bu ona göre H*tlerin bir Stratejisiydi. Ellerinde Barış yapacak bir koz olduğunu düşünmüş olabilir. Fakat karşısındaki Chamberlain değil Churchill'di...

Hazırlayan :
Politik Değildir - Non Political



Amerika'ya ilk ayak basan Avrupalı Leif Erikson'du


Leif Erikson kimdir ?
970 yılında bir Norveçli denizcinin oğlu olarak dünyaya gelmişti, iki kız kardeşi vardı. Kendisi daha sonra o dönemdeki Norveçlilerin kitlesel olarak hristiyanlığı seçmesinden etkilenerek Hristiyan oldu.

Keşifi

Norveç Kralı olan I.Olaf, Erikson'u bir Hristiyan Misyoner olarak Grönland'a göndermiş fakat gemi rotadan çıkarak Kuzey Amerika'daki "Vinland" adı verilen bir bölgeyi keşfetmişti. Sonra ise devam ederek Baffin Adası'na çıkmıştır. Kendisi buraya "düz kayalık yeri" anlamına gelen "Helluland" adını vermişti.Daha sonra Vinland'a geri dönecek ve Yeni bir yerleşim yeri kuracaktı. Nerede ve nasıl öldüğü bilinmese de 1200 yılında hayatını kaybettiği söylenir. Vinland ise şu anda Newfounfland olarak adlandırılıp Kanada'da yer alıyor. Kentte ise Erikson'un bir heykeli bulunuyor.
Amerika'ya ayak bastığı bilinse de, geri kalan yaşamı çok sislidir. Hakkında güvenilir pek bir bilgi olmasa da, biz söylentileri de katarak bu gönderiyi hazırladık.



Yazılarımız gelmeye devam edecek. Takipte kalın
@recenthistoryofworld

Hazırlayan :
Politik Değildir - Non Political

Savaşın ne denli büyük olduğunu ve bilançosunun boyutunu biliyoruz. Öncelikle asker kayıplarını kıyasladığımızda SSCB 20 milyondan fazla kayıp verirken ABD de bu sayı 1 milyonun altında. Buna baktığımızda Rusların yaşadığı zararın çok daha ağır olduğunu söyleyebiliriz burdaki en büyük etkense ABD ile Almanya'nın bir kara sınırı olmaması. Öncelikle ABD nin Avrupa daki savaşa yaptığı en büyük müdahele olan Normandiya çıkarmasına bakalım. 1944 yılında yapıldı ve Almanya zaten SSCB tarafından kendi topraklarına püskürtülüyordu. Yani zaten güçten düşmüş bir düşmana ABD de doğrudan saldırdı. Meseleye böyle baktığımızda ABD bu harekatı yapmasa SSCB'nin yine bu savaşı zaferle bitirme olasılığı oldukça yüksek lakin ABD nin yaptığı silah ve kaynak yardımları göz ardı edilemeyecek boyutlarda. Savaşta ABD cephane üretiminin yarıya yakınını SSCB ye verdi bu bir örnek çok daha fazlası var. 



Rus askerlerinin ciddi bir bölümü Amerikan yemekleriyle besleniyordu çünkü onlarda ABD'nin yardımının bir parçasıydı. 100 binlerle ifade edilecek sayıda motorlu araç sayısız tank toplam milyonlarca tonluk yardım hepsi yardımın bir parçası. Bu yardımların olmadığını düşündüğümüz senaryodaysa Ruslar çok saha berbat durumda Almanlar zafere daha yakın ama hala bir Rus zaferi olasılığı var. Gecmişte adminlerle yapılan tartışmalarda bu senaryoları aramızda analiz ettik ve vardığımız sonuç ABD olmadan SSCB'nin kazanma ihtimali var ama SSCB olmadan ABD'nin şansı yok. Atom bombasını öne sürenler olacaktır bir tane de Almanya'ya atılırdı diye lakin Almanya'nın da o konuyla ilgili çalışmaları var ve SSCB'nin kaybettiğini öne sürdüğümüz senaryoda ABD'den çok daha önce davranabilir ayrıyeten Luftwaffe'nin de kısa sürede batıda üstünlük kurma ihtimali çok yüksek. Olası tarih senaryolarıyla ilgili meseleler oldukça karmaşıktır her olay sayısız sonuç doğrur lakin bizim vardığımız sonuç zaferde SSCB'nin kilit etken olduğu yönünde.



Eğer meseleyi daha kapsamlı analiz etmek isterseniz yorumlarda sorabilirsiniz dediğimiz gibi çok fazla olasılık olduğu için her kafa karıştırıcı soruyu özel olarak analiz etmek gerekli.

Hazırlayan :

@b.buldu_

Politik Değildir - Non Political